Kısıtlar Teorisi, (Theory of Constraints) aslında bir fizikçi olan E.Goldratt tarafından ortaya atılan ve sonrasında özellikle de Endüstri Mühendisliği perspektifi açısından ele alınarak geliştirilen bir yaklaşımdır.

Kısıt dediğimiz şey, aslında günlük yaşamımızın bir parçasıdır. Mesela cebimizdeki para ya da zaman.. Bunlar sonsuz şeyler değildir ama sürekli olarak bunlara gereksinim duyarız.

Bir işletme açısından baktığımızda da işletmenin süreçlerini başarılı bir şekilde yerine getirmesi için gerekli olan en değerli kaynağa “kısıt” diyebiliriz. Bu benim kendi tanımım. Bana göre kısıtlar aynı zamanda kaynaklardır, ama her kaynak kısıt değildir. Kısıt bir makine de olabilir, bir operatör ya da bir malzeme. Zincirin en zayıf ama en önemli halkası…. Unutulmamalıdır ki bir zincir en zayıf halkası kadar kuvvetlidir.

Kısıtlar Teorisi’ni ortaya atan Goldratt’ın özellikle Darboğaz ( Bottleneck) kavramını anlattığı güzel bir örneği var:

Bir izci grubu ormanda yürüyüş yapıyor. Ancak bu izci grubunda zayıf-şişman, kısa-uzun gibi farklı niteliklerde çocuklar var. İzcilerin lideri, patikada tek sıra yürüyüş yapmalarını söylüyor. Bir süre sonra şöyle bir durum oluyor: Bir grup izci çocuk grubun önünde arayı açmış ve hızla ilerliyorlar. Bunlar zayıf ve atik olan çocuklar. Ardından bayağı bir mesafe sonra şişman bir izci çocuğun arkasında kalan diğer çocuklar. Öndeki şişman çocuktan dolayı hızla ilerleyemiyorlar ve öndeki grupla araları sürekli açılıyor.

İzciler

Bu izci grubunu, fabrikanızdaki bir üretim süreci olarak hayal edin. Sürecin bir bölümü tıkır tıkır işliyor. Ancak sürecinizin diğer bölümü bu hıza yetişemiyor. Dolayısıyla süreci tam kapasite çalıştıramıyorsunuz.

Bizim örneğimizdeki darboğaz elbetteki şişman çocuktur 🙂

İzci lideri bu durumu görüyor ve izci grubunun en başına şişman çocuğu koyuyor. Şimdi ne oldu? Bütün grup, kendini en öndekine göre ayarladı. Gruptan kopmalar olmadı. Belki de herkes kendi enerjisini tam kullanamadı, ancak süreç başarılı bir şekilde yürüdü. Sürecin en zayıf halkasını gördük ve tüm süreci bu darboğaza göre yeniden şekillendirdik.

Kısıt

Fabrikamıza geri dönecek olursak, süreçlerdeki darboğazlar esasında bizler için süreç iyileştirme çalışmalarının da birer tetikleyicisidir. Bir yerde tıkanma ve aksama varsa, sürekli kuyruk oluşuyorsa orada bizi bekleyen bir iyileştirme çalışması vardır. Darboğazın neden oluştuğunu bilmeli ve gerekirse sürecimizi ona göre yeniden tasarlamalıyız.

-Konuyla ilgili daha detaylı bilgi için E.Goldratt’ın Kısıtlar Teorisi’ni anlattığı The Goal isimli eserini okumanızı tavsiye ederim.-